18 Eylül 2009 Cuma

Fenerbahçe 1-2 F.C. Twente


Hiç maç havasında değildim, sanırım pek ciddiye almamışım. Maç sonrası kızgındım ama ilginçtir çok da üzülmemiştim. Futbolcuların da benden farkı yoktu. Hiç maç havasında değillerdi ve maçı ciddiye almamışlardı. Benim buna hakkım var ama futbolcuların yok. Bana her yıl milyon Euro’lar ödemiyorlar. Sion maçından sonra ikinci kez geçtiğimiz sezonun vurdumduymaz ve maç seçen takımını gördük. Mağlubiyeti önemsemiyorum, çok da üzülmedim. İlla ki gruptan çıkılacaktır ama her galibiyetin takım puanına katkı yaptığı bilincinde olmayan futbolcular ve teknik heyet sinirleri bozuyor.

Standartının altında olan Emre haricinde göze çarpan, biraz iyi oynadı diyebileceğimiz bir oyuncu bile yok. Sadece Bilica beni rahatsız etmedi. Gökhan Gönül yorgun, düşüşe geçti. Carlos sanki gitmek istiyor, dün zaten kötü olan ve sadece gezinen Santos’u da ekstra bozdu. Cristian geldiğinden beri en kötü futbolunu oynadı, Kazım sabırları bu maç ile taşırdı. Güiza bir tane top tutamadı, Alex’in sahadaki varlığını unuttuk. Ciddiyetsizlikten korkuyordum ama bu kadar dağınık, herkesin kendi kafasına göre takıldığı bir takım görmeyi beklemiyordum.

Kötü oyun kabul edilir ama Sion maçından sonra ikinci kez sahada mücadele etmeyen bir takım gördük. Bariz bir yorgunluk vardı. Ne kanatlar işledi, ne pas trafiği sağlandı. İkinci yarı biraz daha isteklilerdi ama nasıl kaçar diyebileceğimiz bir pozisyon hatırlamıyorum, belki bir tek Alex’in kafası. Buna rağmen Fenerbahçe golü buldu ama Gökhan’ın tedavi olduğu bir pozisyonda yerini kimse doldurmadı, onun boş bıraktığı alandan gelişen atakta Volkan uzun süredir unutturduğu gollerden birini yedi, kısa bir süre sonra da ikinci gol geldi. Berabereyken kenarda oyuna girme fırsatı bulamayan Semih ve Deivid’in ikinci golden sonra oyuna girmesi ise pek bir şeyi değiştirmedi ama Semih’in kanatlara açtığı iki pozisyon ile yarattığı farkı umarım Daum bu kez görmüştür.

Kazım sezon başındaki çizgisini kaybedeli çok oluyor, ısrar etmenin alemi yok. Onun yerine Mehmet Topuz ile başlanmalıydı. Özer’i de artık bu takımda ciddi dakikalar alırken görmek istiyorum, en azından ilk devre sonunda Carlos ve Kazım yerine bu iki isim girebilirdi. Ya da en önemlisi Güiza-Semih değişikliği yapılabilirdi. Teknik ekip de herhalde maçı ciddiye almıyordu ve bir şekilde kazanacaklarını düşünüyordu ama olmadı.

Bu aralar bir mağlubiyet bekliyordum, bu maç takıma güzel ve fazla zarar vermeyen bir tokat oldu. Standart oyunuyla gruptaki tüm takımları ikişer kez yenebilecek güçte olan Fenerbahçe lige puansız başladı. Kaybedilen fazla bir şey yok, önemli olan gerekli derslerin çıkartılması. Bir mağlubiyetle “takım yetersiz, Daum Aragones’i aratır, bu takımdan hiçbir şey olmaz” çığlıkları atmak çok anlamsız ama başta teknik heyetin, sonra da futbolcuların taraftar tepkisi üzerine iyice düşünmeleri lazım.

Taraftar Süper Lig’de olduğu kadar Avrupa’da da başarı istiyor. Bu kupada final oynamanın imkansız olmadığını biliyor ve futbolcusundan ciddiyet bekliyor.

8 yorum:

Pamukk dedi ki...

akıllar İBB maçında olduğundan bu maça konsantre olmamışlar galiba

Adsız dedi ki...

Fenerbahçe'nin hedefi belli.

Avrupa ona göre değil.

Bu yüzden ciddiye almamış olabilirler.

futbolvefenerbahçe dedi ki...

Sadece laubalilik maçın özeti. Buna nasıl bir önlem alacaklar bilmiyorum ama bir iki kişinin canının yanması lazım. Geçen sezondan bu yana yönetimden ceza alan bir tane adam oladığı gibi hala aynı adamların etrafında dönülüyor, yedeklerinde umudu kırılıyor.

emre dedi ki...

Fenerbahçe hedefini çizileli çok oldu. O hedefler arasında da Avrupa yok, bunu biliyorsunuz.
Futbolcuda biliyor.
Benim hedefim lig dercesine bir hoca getiriyorsun.
Bunu açıkca dile getiriyorsun....

Sonra futbolcudan ciddiyet bekliyorsun.

Bu mantalite ile bırak finali gruplardan çıkmanız bile hayal.

Arkhe dedi ki...

@emre

Bunlar zamanında çok konuşuldu, söylediklerin yeni şeyler değiller. Sadece bir süreliğine rafa kalkmıştı, aynı basmakalıp cümlelerin ortaya dökülmesi için bir mağlubiyet bekleniyordu, o da oldu.

Ben ise Fenerbahçe taraftarından bahsediyorum. O taraftar da senin bu söylediklerinin farkında ama dün mesajını verdi. Anlayan anlar.

Adsız dedi ki...

fenerbahce taraftarı 10. haftada alınacak bir galibiyet sonrası her şeyi unutur, merak etmeyin siz.

yıllardır bu kafayla avrupada bir yere gelemedik, daha da gelemeyiz zaten.

emre dedi ki...

Söylediklerim tabi ki değil, bunu ben de herkesin gördüğü ve konuştuğu gibi şimdi söylüyorum. ama bu maçtan önce konuşsa idik, yine söylerdim.

Sence Fenerbahçe taraftarı niye ilk yenilgiyi bekledi söylemek için. Aşikar bir şekilde ortada değil miydi?

Arkhe dedi ki...

Yenilgi gelmeden nasıl tepki verip isteklerini belirtebilirlerdi ki? Elimizden geldiğince buralarda yazıyoruz, o kadar. Sion maçında tribünlerin full olması da bir mesaj sayılabilirdi ama o mesaj alınamadı. Bu tepki sonrası belki bir şeyler daha net anlaşılmıştır.

Daum'un 2-3 gün önce yaptığı "Önem olarak Süper Lig %51 Avrupa %49" açıklaması da bir nevi işi çevirmek olarak yorumlanabilir.. Bakalım, göreceğiz..