1 Şubat 2010 Pazartesi

Sivasspor 1-5 Fenerbahçe



Fenerbahçe’nin devreye iyi başlayamamasından çok korkuyordum. Kaybedilecek puanlar daha sonra telafi edilebilirdi ama camiadan çıkmaya başlayacak sesleri kesmek sezon sonuna kadar imkansız olacaktı. Fenerbahçe iki maçını da kazandı ve daha önemlisi iki maçı da taraftarlarını memnun eden bir futbol oynayarak kazandı. Fenerbahçe’de oynanan futboldan başka memnuniyet verici bir şey daha gördük. Geçtiğimiz hafta bu deplasmandan kaçmak için sarı kart gördüklerini düşündüğümüz futbolcuların daha önce pek görülmemiş bir şekilde takımla Sivas’a gitmesi belki de Fenerbahçe’de bazı şeylerin değiştiğini gösteriyordu.

Sivasspor’un ligdeki durumu ortada ama Fenerbahçe’nin ideal 11’inden 5 kişi oynamayacaktı. Bu yetmezmiş gibi takım Sivas’a çok yorucu bir yolculuktan sonra ulaştı. Ben hafta içi konuşurken bile bu maçta puan kaybı olabileceğini söylüyordum, o zorlu yolculuktan sonra ise bu hafta liderliğin el değiştireceğine kendimi iyice hazırlamıştım. İlk 11’de sadece iki yabancı vardı, ben çok uzun zamandır böyle bir kadro gördüğümü hatırlamıyorum ama yabancıların eksikliğinde yüzlerine pek bakılmayan yerli oyuncular çok daha keyif veren bir galibiyet yaşattılar. Yüzlerine bakmamak derken sadece teknik direktörden bahsetmiyorum, bu maç sonrası Daum’u eleştirmek birçok kişi için çok kolay ama o futbolcular kendi taraftarı tarafından bile kabul görmeyen, sahaya adım attıklarında küfür yiyebilen adamlar.

Devre arasında yaşananların da etkisi olabilir, hazırlık kampının da ama Fenerbahçe’de iki maçtır koşup mücadele etmediği için suçlanabilecek bir oyuncu olmadı. Kulübede bekleyen birçok oyuncunun hazır olması da kampın Fenerbahçe için çok faydalı geçtiğini gösteriyor. Sivasspor iyi durumda değil ama onlardan daha kötü bir takım olduğunu düşündüğüm Denizlispor’un geçtiğimiz hafta Fenerbahçe’ye, bu hafta da Galatasaray’a yaşattığı sıkıntıları da gördük. Ne olursa olsun deplasmandan 5 gollü bir galibiyetle dönmek insana keyif veriyor. Oynadığı oyundan zevk alan, koşan, mücadele eden, daha fazla gol atmak için saldıran, son dakikada sağ bekinin rakip ceza sahasında gol bulduğu bir takımı izlemek taraftarı çok mutlu ediyor.


Önder’in oynamayacak olmasına zaten sevinmiştim, oynasaydı af mevzusu bazılarına iyice sakız olabilirdi. Deniz yerine Bekir’i tercih edenler olabilir ama dün beni en çok memnun eden şey Deniz’in göstediği performans oldu. Bu görüşümde ona olan ekstra sevgimin de etkisi olabilir ama sadece ikinci golde attığı pasta değil, maçın tamamında topu oyuna iyi sokması Fenerbahçe adına büyük bir artı oldu. Artık takımda bir stoper alternatifi daha var. Geçen hafta Semih’i biraz toparlanmış görmüştüm, dün de iyiydi. O güçsüz, bezgin ve ayağında top tutamayan Semih gitmişti. Uğur Boral 2008’i hatırlattı, sol kanat transferine gerek olmadığını gösterdi. Mehmet Topuz eleştiriliyor ama ben eleştirilere katılmıyorum. Dün bir sağ kanat oyuncusu olarak girdiği 2-3 pozisyon var ki bu zaten o mevkide oynayan oyuncunun öncelikle yapması gereken şeylerden biri. Hatta sırf bu işi iyi yapabildiği için onun ters tarafta yani sol kanatta oynamasının kendisine ve takıma çok şey katabileceğini düşünüyorum. Maliyeti sebebiyle beklentiler büyük, biraz bu yüzden insanlar ona burun kıvırıyor.

Kabul etmeseler de Galatasaray’ın yaptığı transferlerin etkisi altında kalan ve bu sebeple yönetimi eleştiren Fenerbahçe taraftarı çok fazlaydı ama dün, eldeki kadronun 5 çok önemli eksiğin açığını kapatabilecek potansiyeli olduğunu da gördük. Yapmış olmak için transfer yapmanın gereği yok, daha sonra o oyuncuların kontratları başa bela oluyor. Transfer dönemi de kapandı, artık başka oyuncuların hayalini kurmanın bir anlamı kalmadı. Eldeki kadro bu ve öyle çok da kötü bir kadro değil, Fenerbahçe transferi kendi kadrosu içinden yaptı diyebiliriz. Artık yapılması gereken yıkıcı eleştirileri bir süreliğine rafa kaldırmak, bu takım ile beraber yürümek ve ne olursa olsun bu futbolculara destek olmaktır.

1 yorum:

Lele dedi ki...

Fenerbahçe'nin Denizli maçında daha iyi olduğu kanaatindeyim. Eksikleri yeterince fazlaydı bu maçta ama Fenerbahçe'nin, kanat ve bek oyuncularının iyi gözükmesi Sivasspor kaynaklıdır. Bu maçta pek belli olmasa da Özer, Emre'nin yerini pek dolduramadı. Görev yeri değil denilebilir ama Ankaraspor'da iken benzer durumlarda topu taşımasının ve oyunu okumasının daha iyi olduğu anları hatırlıyorum. Alex bazı zamanlarda geriye gelmek zorunda kaldı. Umarım Semih futbol hayatını Fenerbahçe'de tamamlar da başka ligi izlemek zorunda kalmayız.