10 Ekim 2008 Cuma

Altay'lı Büyük Mustafa





Hiçbir şey bilmediğini iddia edenlerin sayısının azımsanamayacağı, aynı zamanda da Türk Futbol tarihinin en başarılı 3 yerli teknik direktöründen biridir Mustafa Denizli, Terim ve Güneş'le beraber.

Yetenekleri ve açmazlarıyla daha derin değerlendirmeye çalışacağız Büyük Mustafa'yı. Ama şu an için sadece ufak bir özgeçmiş bırakalım buraya. Anılar bir depreşsin önce.

  • 1949 Çeşme doğumlu.
  • 1965-1983 yılları arasında 17 yıl aralıksız Altay'da top koşturdu. Türkiye'nin en iyi solağı, duran topların belalısıydı. 1980'de 12 golle gol kralı da olmuştur.
  • Aktif futbolculuk kariyerini tamamladığı 1983-84 sezonunda ise Galatasaray'da bir sezon forma gilmiştir.
  • Kariyeri boyunca 33 kez milli olmuştur.
  • Önce Jupp Derwall'in yardımcılığıyla Galatasaray'da teknik adamlığa yelken açar. (1985-1987)
  • Alman hocadan devraldığı Galatasaray'a Şampiyon Klüpler Kupası'nda yarı final oynatır. Bir kez de şampiyonluk kazanır. (1987-1989) Yine 1987'de, kısa bir dönem Galatasaray'la beraber Milli takımı da çalıştırır.
  • Galatasaray yönetimiyle ayrılığa düşer. Almanya'da maceralara atılır. A.Aachen'in başında lige bomba gibi girer, sonradan haberler kesilir. Zaten Galatasaray kendisini geri bekliyordur. (1989-1990)
  • Başarısız da denilebilir son Galatasaray serüveni için, ancak bir Türkiye Kupası daha konmuştur müzeye (1990-1991)
  • ATV'de spor haberleri, futbol programları sunar bir dönem.
  • Kocaelispor'un başına geçer. Güvenç Kurtar'la çıkış yapmış klübü bir üst seviyeye taşıması beklenir, olacak gibiyse de dönem dönem, olmaz. (1994-1996)
  • Milli takımdan ayrılan Fatih Terim'in yerine geçer. 98 Dünya Kupası ıskalanır, Belçika maçı sonrası uçan kafa yer. Dirayet eder, bırakmaz ve 2000 Avrupa Şampiyonasına götürür ülkemizi. Belçika-İsveç-İtalya arasından 4 puanla çeyrek finale çıkılır. Fenerbahçe'ye kapağı atmasına yeterli olur bu başarı. (1996-2000)
  • Fenerbahçe'yi şampiyon yapan ilk ve (hala) tek Türk teknik direktör olur. Şampiyonlar Ligi'nde sıfır çeker ertesi sene ve kendisine yol görünür. (2000-2001)
  • Kısa bir aradan sonra Vestel sponsorluğundaki yeni Manisaspor oluşumunun başına geçer. İkinci ligten takımı birinci lige, hatta şampiyonluklara taşıması hayal edilir kimilerince. Kolay işler değildir lakin. (2003-2004)
  • İran'a düşer Denizli'nin yolu. Önce Pas, sonra Persepolis'i çalıştırır. Pas'la 2005-2006'da lig ikincisi olur, önceki sezon ise Asya Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalde elenir. Persepolis ise hem İran'ın hem de Asya'nın en çok taraftarı olan klüplerinden biridir. Lig üçüncülüğü onları kesmez, ayrıca Asya Şam. Ligi'ne de katılamazlar. Başkanla beraber istifa eder. (2004-2007)

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Didi Fenerbahçe teknik direktörü iken Altay'la özel bir maç için İzmir'e gidilir.Yönetici Eşref Aydın sürekli Arap Mustafa'yı işaret ederken,Didi sol açık Mustafa ile ilgilenir ve onu ister.Eşref Aydın dönemin Altay başkanı Mazhar Zorlu'ya durumu açıklar.Zorlu "canımı iste onu isteme" der.O sol açık Mustafa Denizli'dir.